İşçi İşveren Uyuşmazlıkları

Çalışma yaşamında yaşanan stres ve yorgunluklar nedeni ile zaman zaman işyerlerinde çalışanlar arasında gerginlikler yaşanmakta ve hatta çalışanlar arasında kavga ve tartışmalar çıkabilmektedir.

Elbette ki bir işyerinde tüm çalışanların aynı düşünce de olması beklenemez. İşyerinde çalışma arkadaşları ile yaşanan fikir ayrılıkları nedeni ile zaman zaman tartışmalar yaşanabilmektedir. Asıl olan çalışanların birbiri ile düşüncelerini paylaşırken işyerinin düzenini bozmadan hareket etmeleridir. Çalışanların işyerinde çalışma arkadaşları ile uyumsuzluk ve anlaşamama hallerinde kendileri çözüm yaratamıyorlarsa amirleri veya yöneticileri  ile  görüşerek bu konuda yardım talep etmeleri gerekir. Aksi taktirde çalışma yoğunluğu içinde , çalışanların birbiri ile anlaşamaması soncunda işyerinde tartışmalar ve hatta kavga çıkabilir ve söz konusu yaşanan olumsuzluk işyerinde çalışan tüm personeli etkileyerek  işyerindeki verimin düşmesine neden olabilir.

4857 Sayılı İş Kanunu;

4857 sayılı iş kanunu  ile işverenin  keyfi işten çıkarmalarını önleyen düzenlemeler getirilmiş, işçinin iş akdini feshetmek isteyen işverenlere işten çıkarma sebeplerini işçiye açık yazılı şekilde bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Hatta işçinin davranışından kaynaklanan durumlarda işçinin savunmasını almak  gerekmektedir.

Ancak 4857 sayılı iş kanunu  bazı hallerde işverene işçinin iş akdini derhal fesih hakkı tanımaktadır. Bu durumlarda işveren işçinin iş akdini derhal feshedebilecek ve işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak etmesi mümkün olmayacaktır. Bu hallerden bir tanesi de işçinin işverenin diğer işçisine sataşmasıdır.   Bu konuda Yargıtay’ ın da pek çok kararı mevcuttur.

Yargıtay 22. HD nin 2012/10688 E. ve 2013/743K .  24.01.2013 tarihli kararında da  karara konu olan davada davacı ile diğer çalışan arasında iş nedeni ile tartışma yaşanmış , mahkeme işverenin durumu ispat edememesi nedeni ile davayı  kısmen kabul etmiştir. Davalı işveren tarafından temyiz edilen dosyada Yargıtay, taraf tanıklarının iki çalışan arasında tartışma yaşandığını ,diğer çalışanın küfrettiğini ileri sürmediklerini ve davacının diğer arkadaşına yumrukla vurduğunu savunmasında kabul ettiğini, ancak tahrik nedeni ile söz konusu davranışı sergilediğine ilişkin savunmasında beyanı  olduğunu davacının bu hususu ispatlayamadığını tespit etmiştir. İşyerinde çalışanın diğer çalışana vurmasının sabit olması nedeni ile işverenin haklı nedenle feshini kabul etmiş , yerel mahkemenin kararını ise bu nedenle bozmuştur.

Yargıtay’ ın söz konusu kararı bizce de yerindedir. İşyerinde huzursuzluk yaratan bir kişi ile çalışmak t mümkün olmayacaktır. Çalışanların işyerinde işverene diğer çalışma arkadaşlarına   saygılı davranması  çalışma düzenin huzuru için şarttır. Zaman zaman çıkacak uyuşmazlık ve anlaşmazlıklarda çalışanların amir ve yöneticilerine başvurmaları ve yönetici, amirlerin ve işvereninde bu konuda duyarlı olması ve çalışanlar arasında uyumu sağlamak için çözüm getirmeleri gerekmektedir. Çalışma düzeninin bozulmaması ve işyerindeki huzurun sağlanması için hem çalışanlara hem de işverene düşen görevler olduğu açıkça ortadadır. Çalışanların işlerini kaybetmemesi için işyeri düzen ve kurallarına uygun işyeri barışını sağlayacak şekilde davranmaları son derece önemlidir.